Devlet aklını konuşmak için evvela Devlet Bahçeli duruşu üzerinden söze başlamak gerekiyor. 
Zira, devlet aklını gördüklerimizle tahlil etmeye çalışırsak yetersiz kalır. 
     Devlet aklını tam manasıyla tahlil edemesek de o aklın görünür temsilcilerinden MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin bugüne kadar ortaya koyduğu iradeyi çok iyi özümsemek gerkli.
Dr. Devlet Bahçeli.
     Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı.
Siyasi bir partinin genel başkanı olmanın yanı sıra;
     Türkiye siyasetinin, devlet adamlığı kimliğinin, dolayısı ile devlet aklının vücut bulmuş önemli ismidir Sayın Bahçeli.
     Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanlığı’ndaki ilk günden bu tarafa aldığı radikal, bazen sessiz, bazen zaman olabildiğince aksiyoner, bazı zamanlar ise süratle giden bir otomobile en acı freni yaptıracak kadar keskin oldu!
     Cennet Mekan Alparslan Türkeş’ten sonra devraldığı parti genel başkanlığı kimliğini yine aynı duruşun süre gelen bir ideolojinin günümüzdeki çok önemli temsilcisi. 
     Türk Dünyası’nın da önemli bir değeri, otorite ismi olan Sayın Bahçeli’nin özellikle son 1 yılda ortaya koyduğu görüntüyü anlamak için özellikle devlet aklının tecellisine bakmak gerektiği kanaatindeyim.
     Ani kararların; aslında özenle hazırlanmış, gelecek onlarca yıla hitap eden, millet ve devlet menfaatini önceleyen kararlardan oluştuğunu, Türkiye’nin yanı sıra dünyadaki gelişmeleri yaşadıkça çok daha iyi kavrıyor ve dahi anlıyoruz. 
     MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli ismi ile başlasak da “devlet aklı tüm siyasi yapılanmaların üzerindedir.”
Tarih görünür ve görünmez dünyalarda ortaya çıkardığı devlet adamları ile o aklın devlet hayatına tatbikini sağlar.
     Mesela, nüfusundan büyük bir devlet nüfuzu olan şehir Yozgat, bu gün devlet aklına hizmet eden çok önemli bir misyonun kadim temsilcilerindendir.
     Yani o aklı bazen ete kemiğe bürünmüş; görünür-görünmez insan, bazen bir şehri şehir yapan yapının, topluluğun adıdır.Bugün neden böyle bir konu üzerinden konuşma gereği duydum. 
     Büyük bir aklın dünyada temsil bulduğu ülke olsak da içinde beslediği ama bu gün beslendiği ülkeyi her fırsatta alaşağı etmek, itibardan düşürmek, yoksun, yoksul, çaresiz bir yapıda lanse etmek isteyenlere dikkat çekmek istiyorum.
     Nasıl bir gaflet, ruhsal duygu karmaşası, psikolojik buhran içinde olduklarını tahlil edecek tıbbi bilgiye sahip olmasam da onların dünyasındaki yoksunluğun neden olduğu o iç acıtıcı hastalığın farkındayım.
     Evet, maalesef garip bir haftalığın şifa bekleyen hastaları o insanlar.
Özellikle Z kuşağı diye adlandırılan, ancak yarınlarımızın umudu, mihenk taşı, pırıl pırıl dünyasını oluşturan çocuklarımıza da bu hastalığı bulaştırmak için ellerinden geleni yapıyorlar.
     Tabiri caiz ise ‘Muz Cumhuriyeti’ yakıştırması yaptıkları Türkiye’nin dünyada söz sahibi olması, küresel problemler karşısında süratli çözümler üretmesi, kalkınma hamlelerinde ortaya koyduğu başarılı grafik ve en önemlisi dünya sahnesinde oyun kurucu pozisyonunda olmasını hazmedemiyorlar.
     İçlerinde var olan amansız hastalık giderek yükselen, söz sahibi olan Türkiye gerçeği karşısında psikolojik olarak da yıkılmalarına neden oluyor.   
     Sözde protesto adı altında sokakları ateşe vererek ülkede kaos üretme gibi beyhude bir amaca hizmet eden o hasta grup, gözünde büyüttüğü, aslında devlet olamamış sömürü milletlerden de umduğunu bulamayınca ortada kaldı.
     Lütfen demokratik tepki hakkını vatandaş olma şuuru ile ortaya koyan vatan evlatları ile ifadelerimizin tarif ettiği o güruhu birbirine karıştırmayın! 
     Sayın Dr. Devlet Bahçeli üzerinden tanımla yapmam, geldiğimiz noktada, siyasetin üstünde ortaya koyduğu muazzam bir duruşla; şahsi ve partisel menfaatlerini her fırsatta bir kenara bırakması, devlet aklının yeri, zamanı geldiğinde bir şekilde eti kemiğe büründüğünü göstermek için.
     Ekmeğini yiyip, suyunu içtikleri, özgürce yaşamanın tadını ihanet edebilecek seviyeye çıkaracak kadar alçalanlara bir devlet aklı örneği vermek istedim.
     Aklınızın yetmediği yerde devlet aklı her daim yeter olacaktır diyor, Sayın Dr. Devlet Bahçeli’ye bu vesile ile hayırlı ömürler diliyorum.
      Devlet aklına sahip çıkan, bir milletin dününe ve yarınına ömrünü vakfedenler var olsun!