Ahmet Nazım Kafaoğlu
Hazırlayan : Doç. Dr. Ramis Karabulut
11 Haziran günü Çapan oğulları vilayete 30 km mesafede bulunan Sorgun kazamızı işgal etti. Bu haberin duyulması üzerine mutasavvuf vekili Arif ve şube reisi Tevfik beyler milli mücadele tarafları olan belirli eşhas şubede topladılar.
Uzun münakaşa ve konuşmalardan sonra şehrin müdafaasına karar verildi o zaman gençtim ve yeni ve de evlenmiştim. Nöbetleşe memleketi müdafaa edecektik.
Beni kışla Boğazı’nın Müdaafası memur ettiler. Halil Bey isminde şube emrinde bulunan bir subay da Çengeltepe‘nin Müdaafası memur ettiler.
Ramazan günüydü, hava rahmetli idi. Şubeden bana lazım gelen silah ve cephane verildi. 12-13 Haziran gecesi kirazlı Vadisi’nin müdafaa etmek için gittim. Gece nöbet benimdi.
Sabahın erken vaktinde beni halen Ankara’da avukat bulunan ihtiyat sabiti Mehmet Ali Özkan değiştirecekti.
Ne yazık ki biz vazifemizi başına gittikten sonra askerlik dairesine birikenler yeni bir karara vararak Yozgat’ta vaizlik eden Kayseri ile Hacı Zühtü Efendi ismindeki bir zatın Reisliği altında bir heyet göndererek gelen çeteyle görüşmek, Sulh yolu ile Yozgat’a girmelerini sağlamak istiyorlar bir tabi bizim gibi bu teşebbüsten haberimiz yok
Heyet gidiyor, çeteler tarafından haciz Zühtü Efendi vuruluyor.
Bir netice alınamıyor heyet geri geliyor yine haberimiz yok rahmetin altında geceyi geçirenmiz Şafak‘la beraber gelen çeteyle temasa geçiyor ve müsademe (çatışma )başlıyor.
Gelen Çete üç koldan hareket ediyordu kolum biri müdafaa ettiğim kirazlı Vadisi’nin Şarkındaki vadilerden iniyor, ikinci kol mülazım Halil Bey’in bulunduğu Çengeltepe istikametine hareket ediyor, üçüncü kolda dağdan aşıp Yozgat’a gelen Divanlı yolundan iniyordu. Niyazidir ki Yozgat’ta müdafaa eden yirmişer kişilik iki grup Şimal‘den ve merkezden gelen çetelere karşı mukavemet ederken C noktan gelen asi kuvvetlerin karşısında kimse yoktu. Ben şahsen vaziyetin vehametini görerek yakayı ele vermeden çekildim ise de bir çare Halil bey esir düştü.
Eve geldiğim zaman genç karım ve anam ağlıyordu. Haklıydılar da. Anami, genç karımı bırakıp kaçmak benim için mümkün değildi. Parabellum tabancam belimde, gelecek felakete İntizar ediyordum.
Çapan oğulları iki saattir Yozgat’talardı. Bu esnada kapı dövüldü, pencereden baktım, gelen vasıf Bey’in nihat ve bilahare idam edilen karcı Veysel ağlardı. O zaman Ali oğlu Mahmut Bey şubede yazıcı.
Bize verdiği tüfeklerin numarasını isimlerimiz hizasına yazarak Çapanoğulları’nın Yozgat’a girmesi üzerine bu yazıyı masanın üzerinde bırakıp kaçmış olmalı ki gelenler benden tüfek istiyorlardı.
Çapanoğulları’nın kendilerine karşı silah istimal ettiğim halde bana ve aileme bir fenalık yapmadıklarından dolayı milletim Ömrüm oldukça devam edecektir.
Tekrar bu mevzuya af etmek üzere kılıç Ali Bey’in maden harekatını anlatayım. Kılıç Ali bey, Yozgat muhitinde çevresinde yarattığı menfi kanaate rağmen Yozgatlılar tarafından hararetli bir surette uğurlandı.
Birkaç yaylı da takip ediyordu ki bunların kimler olduğunu evvelki yazılarından öğrenmiş bulunuyorsunuz. Kılıç Ali bey yolu üzerinde bulunan Çerkez burun Ören köyüne vararak deli Ahmet isminde bir şahsı da çetesine katmak suretiyle 10 Mayı 1920’de madene dahil oldu.
Maden, kılıç Ali Bey’i hararetli bir surette istikbal etti. O zaman maden Müdafa-i hukuk cemiyeti reisi olan meşhur hacı tatlılıoğlu ailesinden olan ve vilayete çok sevilen elyecm mebus haşim tatlıoğlu idi.
Bu cemiyetin ikinci azası kavas zade Salih, üçüncü azası Bahri Doğan(Ahaveynoğlu Bahribey) dördüncü azası Faik Kafaoğlu beşinci azası rüstem azade Necmi beylerdi.